yönetmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yönetmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2016 Çarşamba

Ve Mavi Kelebek Uçar Gider...

İşte bundan 2 sene önce çıkarmayı planladığım kitabımın önsözü. Başka bir belgeyi ararken buldum onu. 2014'ün Aralık ayında kaleme almışım dolup dolup. Çıkaramadım kitabımı, fani hayat ayaklarıma dolanmıştı. Ve şimdi neden olmasındı?

blue butterfly gif

Ve Mavi Kelebek Uçar Gider... 


Önsöz

Bu kitaptaki bütün yazılar tamamen kişisel olup, ergenlik dönemlerimde yazdığım defter notlarından, çeşitli dergi ve mecralarda basılan makalelerime, akademik çalışmalarıma kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. İçimden geldiği gibi, hiçbir iddia içermeyen, tamamen sevdiğim olguların, kavramların, yazarların, filmlerin, yönetmenlerin, aktör ve aktristlerin, müziklerin, grupların, sanatçıların, psikopatların, katillerin ve daha birçok deneyimin ekseninde dönen kalemimin kağıdıyla sevişmesinden doğmuş yekpare bir çocuktur bu denemeler.

Bir tutkudur bu elinizde tuttuğunuz kitap, tam da kalbime açılan bir kapıdır. Dikkat! Bu kitap fazlaca ben; biraz da benim hayatıma girenleri içermekte ve kalıcı melankoliye yol açabilmektedir. Her ilacın yan etkisi olduğu gibi, biraz karnınız ağrıyacak, zaman zaman yüreğiniz sızlayacak, bazen beyniniz uyuşacak ama sonunda iyileştiğinizi hissedeceksiniz. 

Mavi Kelebeği bir süreliğine yakalayacak, onu avucunuzda tutacak ve sonra da uçmasına tanık olacaksınız. 

Dikkat: Bu kitap ağır dozda hayal içerir!

09.12.2014



18 Kasım 2008 Salı

TIM BURTON’A YOLCULUK

corpse bride

“Cumartesi öğleden sonraları televizyonda “The Brain that Wouldn't Die”ı izleyerek büyüdüm. Kolu kopmuş bir çocuk vardı ve tüm duvar kana bulanmıştı. Bunu hiçbir zaman negatif olarak görmedim. Gerçek olmadığı sürece bu tip şeyler bana “boşaltıcı” gelirdi.

Çocukken gördüğünüz birçok şey sizinle birlikte kalır… Hayatınızın çoğunu deneyimi yeniden elde etmek için harcarsınız.”


Fantezi, korku ve bilim kurgu filmleri bizi başka bir dünyaya götürdüğü gibi, kendimiz hakkında da birçok şey anlatır. “Imaginery cinema” dediğimiz tarz ise, tamamen insanın hayal gücüyle doğar, deneyimlerinden beslenir ve yaratıcısının elinde şekillenerek karşımıza çıkar. Bu tür filmler çoğunlukla çekirdek kitleleri ile var olurlar.

Tim Burton filmleri sadece modern sinemanın ve popüler kültürün kalıplarını yıkmakla kalmadı, fantastik öyküyü animasyonla birleştirerek bambaşka bir tarz yarattı. Yakın film tarihinde bütün endüstriyi etkileyebilecek bu kadar orijinal bir tarz yaratmayı çok az insan başarmıştır. Fakat elbette, alanında tek olduğunu kanıtlayan Burton da, ileride başlı başına bir popüler kültür malzemesi haline geleceğini bilemezdi.


................devamı Karakalem sayı 1, Eylül 2007

17 Kasım 2008 Pazartesi

KAYIP OTOBANDAKİ KESİK KULAKLI ADAM



Ben daha fazla dayanamıyorum, I am deranged”, diye haykırdı toprağın altındaki mavi kadifeye sarılmış kesik kulak. Kırmızı perdeleri aralayıp, “Öyleyse seni kayıp otobandaki şeritlerle tanıştırayım” dedi Mulholand Çıkmazı’na doğru yol alan kovboy.

Fonda David Bowie’nin melankolik sesi rüyalara dalmaya davetkâr, umarsız, iç gıcıklayıcı iken, androjen bir porno yıldızı edasıyla Marilyn Manson beliriverdi ekranda, femme fatale Patricia Arquette ile. O sırada mystery man, florasan lambalar altında, elindeki kameranın kasetini değiştirmekle meşguldü.
Kafamı ikizce tepelerin arasından uzattığımda ise, elinde mavi anahtarla “Ateş benimle yürür!” diye bağıran David Lynch’i gördüm; mavi kadifeden bir elbise giymişti üzerine… Yoksa… Yoksa o kulak?

Şişşşt! Silencio, silencio!



.....................................devamı Karakalem Sayı 2, Mart 2008'de

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...