johnny depp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
johnny depp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2012 Pazartesi

My Body Is My Journal, And My Tattoos Are My Story


Çıkık elmacık kemikleri ve ona çok yakışan sürmeli gözleriyle aslında çok da popüler olabilecek Hollywood filmlerinde yer alabilecekken, gerek bedenini gerekse yakışıklılığını ön plana çıkaracak rollerle prim yapabilecekken, o, sadece ve sadece yüreğinin sesini dinlemiş ve farklı rollerin farklı filmlerin adamı olma yoluna gitmiştir. Perdede genelde hayatı “ti”ye alan serseri tipli bir Johnny izlemeye alıştığımız için aslında “ıssız bir adam” olduğu izlenime kapılmışımdır hep. Ancak bir zaman gelmiş, kendini ailesine adamış ve bir ada satın alarak izole etmiştir “normal” yaşamdan. Bu da akıllara bir zamanlar söylediği bir sözü getirir, “Ben eski moda bir adamım… Bira göbeğine sahip, kanepede oturup bir göle veya ona benzer bir şeye bakan yaşlı bir adam olmak istiyorum.” Ayrıca küçük bir detay da Türkiye’den aldığı ve Savarona’dan esinlenerek yaptırdığı Anatolia adlı teknesiyle engin denizlere yelken açmaya devam etmektedir...

NOT: "BİR BEDEN; YÜZLERCE KARAKTER: JOHNNY DEPP" adlı yazımdan alıntıdır..

23 Kasım 2009 Pazartesi

KARAKALEM 2 UZUN BİR ARADAN SONRA PİYASALARDA..




KARA PERDE'DE "Bir Beden Yüzlerce Karakter:Johnny Depp" yazımı bulabilirsiniz..


2. SAYIDA....

-Hayat 012345678910’dır: Hakan Günday

-Cadıların İnsan Avı: Aydilge

-İkinci Hayat: Hakan Bıçakçı

- Thomas de Quincey - Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet: Çağdaş Çetinkaya

-Berk İmgesi Üstüne Fragmanlar: Rafet Arslan
-(Kara Perde) Dead Man: Veys Çolak

-(Kara Perde) Bir Beden Yüzlerce Karakter: Melike Aslı Şahinsoy

-Şiirde Mana Osuruktur: Tamer Sağır

-İskarpin Giyme Pis Olur: Sami Özer

-Mor Işıklar Saçan Kadın (Anne Sexton): Yekta Yeniay

-Anne Sexton’dan Şiirler: (Çeviri) Nurduran Duman

-Büyülü Sözlük: Zeynep Çolakoğlu

-Marilyn Manson-Cehennemden Canlı Yayın: Emre Varışlı

-İsa ile Trajik Bir Akşam Yemeği: Erkan Doğanay

-Şeytan’ın Türkçe Sözlüğü: Sabri Kaliç

-Hasarsız Kul Olmaz: Cemal Avcı

-Diyalogo-1 (Sadık Yemni ile Söyleşi): Halil Gökhan

-“Kadınca Duyarlık”tan “Kadın Duyarlığı”na Şükufe Nihal: Mehmet Akif Ertaş

-Postmodern Divan Şiiri: Zeynep Zişan

-Modern Halk Şiiri: Tahir Akay

-Yeni Kurduğum Düşümde Dans Edecek Balerin Aranıyor: Çağdaş Yerlikaya

-Karakalem Bi Dünya: Ralph Hodgson / Çev: Volkan Hacıoğlu

Görseller:

Utku Atalay
Natalie Shau
Furkan Birgün
Stefenia Mikulec

Şiirler:

M. Fikret Kuşkan
Nurhak Kaya
Yaprak Ünvar
Melek Avcı
Şakir Özüdoğru
Ercan Özkan
Farma Nur Türk
Kenan Yücel
Emirhan Esenkova
Büşra Kurtar
Yaşar Karakoç
Kübra Gedikli
Duygu Öktem
Alper T. İnce
Sandi
Özlem Güner
Ergun Atila
Mustafa Burak Sezer

3 Eylül 2009 Perşembe

BİR BEDEN; YÜZLERCE KARAKTER: JOHNNY DEPP



“Wuthering Heights”ı 10 kez izleyen bir romantik, çocukların bir yaşına basınca bir sarhoştan farksız olduğunu savunan ama aynı zamanda paparazzilerin çocuğunun resmini çekmesi halinde burnunu ısırıp sonra da yutacağını söyleyen, hala barbie bebeklerle oynayıp, kadın kıyafetleri giymeyi seven, büyümeyen, annesinin verdiği tavsiyeyi hayat felsefesi haline getiren, palyaço fobisi olan, 13 yaşında bekaretini kaybeden ve 14 yaşındayken dünyadaki bütün uyuşturucuları denemiş, şöhreti sevmeyen rahatsız bir yıldız o. Bir bedende yüzlerce karakter yaratabilen çoklu kişilik Johnny Depp…




Kimi zaman sersem Jack Sparrow’un altındaki zeki karakter, kimi zaman makas elleriyle tüm mahalleyi biçen gotik bir ucube, kimi zamanda Benny and Joon’da olduğu gibi Buster Keaton ve Charlie Chaplin taklitleri yapan Sam… Bazen çikolata fabrikasında cücelerle yaşayan garip Willy, bazen arzulu, tutkulu genç yeni yetme yönetmen Ed Wood, veya bir zamanlar Meksika sokaklarında salınan kör Sands… Bir bakmışsın Fleet sokağının şeytan berberi Sweeney Todd, bir bakmışsın Elm Sokağında kabuslar gören Glen Lantz birden Don Juan olmuş kadınların kabini fethediyor… sonra kafanı çeviriyorsun ve görüyorsun ki deli yazar Mort karısını öldürüyor ve bahçesine gömüyor; gizli penceresinin manzarası bu anlamda inanılmaz… Sonra Victor van Dort olmuş ölü gelini toprağın altından çıkarıp kendine aşık ediyor.

....devami Karakalem sayı 2.(Yasakmeyve ile beraber istemeyi unutmayın..)

...yazı aynı zamanda Herşeye Karşın sayı 15'de...sayfa 36'da....

18 Kasım 2008 Salı

TIM BURTON’A YOLCULUK

corpse bride

“Cumartesi öğleden sonraları televizyonda “The Brain that Wouldn't Die”ı izleyerek büyüdüm. Kolu kopmuş bir çocuk vardı ve tüm duvar kana bulanmıştı. Bunu hiçbir zaman negatif olarak görmedim. Gerçek olmadığı sürece bu tip şeyler bana “boşaltıcı” gelirdi.

Çocukken gördüğünüz birçok şey sizinle birlikte kalır… Hayatınızın çoğunu deneyimi yeniden elde etmek için harcarsınız.”


Fantezi, korku ve bilim kurgu filmleri bizi başka bir dünyaya götürdüğü gibi, kendimiz hakkında da birçok şey anlatır. “Imaginery cinema” dediğimiz tarz ise, tamamen insanın hayal gücüyle doğar, deneyimlerinden beslenir ve yaratıcısının elinde şekillenerek karşımıza çıkar. Bu tür filmler çoğunlukla çekirdek kitleleri ile var olurlar.

Tim Burton filmleri sadece modern sinemanın ve popüler kültürün kalıplarını yıkmakla kalmadı, fantastik öyküyü animasyonla birleştirerek bambaşka bir tarz yarattı. Yakın film tarihinde bütün endüstriyi etkileyebilecek bu kadar orijinal bir tarz yaratmayı çok az insan başarmıştır. Fakat elbette, alanında tek olduğunu kanıtlayan Burton da, ileride başlı başına bir popüler kültür malzemesi haline geleceğini bilemezdi.


................devamı Karakalem sayı 1, Eylül 2007

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...