Çıkık elmacık kemikleri ve ona çok yakışan sürmeli gözleriyle aslında çok da popüler olabilecek Hollywood filmlerinde yer alabilecekken, gerek bedenini gerekse yakışıklılığını ön plana çıkaracak rollerle prim yapabilecekken, o, sadece ve sadece yüreğinin sesini dinlemiş ve farklı rollerin farklı filmlerin adamı olma yoluna gitmiştir. Perdede genelde hayatı “ti”ye alan serseri tipli bir Johnny izlemeye alıştığımız için aslında “ıssız bir adam” olduğu izlenime kapılmışımdır hep. Ancak bir zaman gelmiş, kendini ailesine adamış ve bir ada satın alarak izole etmiştir “normal” yaşamdan. Bu da akıllara bir zamanlar söylediği bir sözü getirir, “Ben eski moda bir adamım… Bira göbeğine sahip, kanepede oturup bir göle veya ona benzer bir şeye bakan yaşlı bir adam olmak istiyorum.” Ayrıca küçük bir detay da Türkiye’den aldığı ve Savarona’dan esinlenerek yaptırdığı Anatolia adlı teknesiyle engin denizlere yelken açmaya devam etmektedir...
NOT: "BİR BEDEN; YÜZLERCE KARAKTER: JOHNNY DEPP" adlı yazımdan alıntıdır..




