sembolizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sembolizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2008 Salı

GÜNAHLARINI DA YANINDA GETİR VILLIE...


Günahlarını da yanında getir Villie,
Ben senin tenini beyaz seviyorum
Süt gibi kokmasını

Küçüktüm ufacıktım, Ville Hermanni Valo’ya bu satırları yazmıştım… Bir adamın güzelliği karşısında hiç böyle büyülenmemiştim… Sahnedeki karizması; tüm hücrelerime inen, içime işleyen, tüyler ürperten sesi; dudaklarıyla seviştirdiği sigarasını içine çekişi… Hepsi birbirini tamamlayan bir ritüelin parçalarıydı sanki…

…Sol elinde biran, sağda ise, dudaklarınla seviştirdiğin sigaran Villie, gözlerin kısık, kafan karışık, dumanlı. Öylece salınmasın müzik eşliğinde, saçların dağılmış… Siyah kolları uzun hırkan, bir omzundan düşer gibiyken -hangisi olduğu önemli değil inan-mırıldanmalısın yine, tam da bizi anlatan, senin herkesten güzel söylediğin “Wicked Game” şarkısını… Bakmalısın delici gözlerinle, acımasızca, bir o kadar da istekli… Sigarandan bir nefes çekip, ölmüş gibi yorgun ama bir o kadar iyi, bir melek kadar hafif, yanıma yaklaşmalısın…

Günahlarını da yanında getir Villie,
Ben senin tenini beyaz seviyorum
Süt gibi kokmasını

Kırmızı kadifeni giy Villie,
Ben senin tenini beyaz seviyorum,
Kanının şarap gibi tatmasını…

***********************

“AŞK KALPLERİN CENAZESİDİR”

“Love is the funeral of hearts and an oath for cruelty ” der Villie bize, “Aşk kalplerin cenazesi ve zalimlik için bir yemindir” ve tam da burada anlatmak istediği, aşık olmanın insanın kalbini öldürdüğüdür… Zalimliğin sınırlarını zorladığı yerdir aşk… Aşk şefkat için bir yalvarış, bir yakarıştır. O kalp artık senin değildir, bir tabuta konmuş ve yakılmayı beklemektedir. Bu anlamda aşk, kalplerin cenazesi, aşıkların da katilidir.


Şarkı sözlerinin hiç bu kadar melankolik ve romantik olduğu olmuş muydu? “Hayallerinin ve umutlarının tepesi üzerinde parlayan güneşti kız; oldukça kırılgan, seni ışığıyla boyayan aydı erkek; savunmasız ve solgun”


.........................devamı için Karakalem sayı 8, Ekim 2008

DAVID BOWIE MÜZİĞİNDEKİ POST- KOLONİCİLİK VE ORYENTALİZM



Bazen bir düşünce, bir gelenek veya bir tarih bizim değilse, bizimkinden farklıysa, kendimizi ondan uzaklaştırırız ve onu ayrı bir yere koyarak yabancılaştırırız. Sonra, kimi zaman kendimizi tanımlamak için - ne olmadığımızı - kimi zaman da diğerlerini tanımlamak için bu “öteki”leri kullanırız. Takındığımız tavırlar, benimsediğimiz düşünceler bizim “öteki”ni algılamamız doğrultusunda değişiklikler gösterir. “Öteki”, doğası gereği kendisini tanımlayana bir nevi dominantlık hakkı tanır. Farkında olmadan, ki zaten çoğu zaman tanımlandığının da ayrımına varmadan. Ve efendi ve hizmetkarlar sahne alır birden… Sahipler ve köleler…

Süper güçleri olanlar kendilerini dünyanın efendisi ilan ederek, uzak ve farklı olanı, kendi medeniyet tanımlarına uymayanları bir çırpıda üçüncü dünya ülkesi konumuna taşıyıverirler. Ama bir zaman gelir birinci dünya ülkeleri üçüncü dünya ülkelerine özlem duyarlar ve oralardaki “egzotik” tatlardan haz almak isterler. Peki bu sırada ikinci dünya ülkeleri ne yapmaktadır? Ve kaç tane daha dünya ve bu dünyaların kaç tane daha ülkesi vardır? Bunlar ise üstünde durulması çok da önemli olmayan saçma sorulardır.

Bu esnada gözünü egzotizmin sihri bürümüş olan, farklı tatlara aç beyaz adam “uzak”taki sevgiliye şarkılar yazar. Tıpkı bir aşk şarkısı gibi, ulaşılmayana duyulan özlem gibi… Peki yazılan sözlerin altında yatan gerçek bu kadar da basit midir? Satır aralarında ne gibi anlamlar barındırır beyaz adamın Çinli bir kıza yazdığı masumane aşk şarkısı? Birazcık ırklar arası romantizmin kime ne zararı vardır ki?



“MÜZİK HAKKINDA DOĞRU OLAN HAYAT HAKKINDA DA DOĞRUDUR”

“Müzik hakkında doğru olan hayat hakkında da doğrudur.” demiştir Mandy Slade Velvet Goldmine’ın dramatik bir sahnesinde… Hiç çekinmeden, hiç abartmadan “hayatıma yön veren adam” diyebileceğim David Bowie’nin hayatından kesitler sunan, beni ben yapan Todd Haynes filminde. Filmde de göze çarpan David Bowie Iggy Pop yakınlığının doğurduğu ayrıcalıklı ürünlerden biridir “China Girl”.

......devamı için Karakalem sayı 4, Haziran 2008..

http://www.undergroundistanbul.com/ Şubat 2009 sayısı..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...